"Küstüm Size!": Sosyal Dışlanma Neden Fiziksel Acı Kadar Can Yakar? - Betül Kara
Küstüm size! Beni neden çağırmadınız? İş veya özel arkadaş gruplarında karşılaşabileceğimiz bu cümlenin altında önemli bir mesaj yatar. Ben neden orada değildim? Bu grubun bir parçası değil miyim?
Her ilişkide değer görmeye, önemsenmeye, varlığımızın kabul edilmesine ihtiyaç duyarız. Bunlar olmadığında kendimizi mutsuz hissederiz.
Kendimizle veya başkalarıyla olan ilişkilerimizdeki tutumların biyolojik temellerini inceleyen araştırmacılar, buradaki motivasyonun “tehdidi en aza indirmek için kaçınma ve ödülü en üst düzeye çıkarmak için yaklaşma” eylemini içeren bir beyinsel aktivite olduğunu keşfettiler. Beyin şöyle davranıyor: Tıpkı bir Anadolu deyişindeki gibi “yemek buldun mu ye, dayak buldun mu kaç”. Bu tepki beynin amigdala yani ilkel bölgesi tarafından yönetiliyor.
David Rock, “İş’te Beyniniz” adlı kitabındaki SCARF Modeli’nde sosyal ilişkilerde beynimizin ödül (yemek) ya da tehlike (dayak) olarak algıladığı beş alanı tanımlıyor.
• İlki statü (Status) diğerlerine göre kendi değerimizi ifade eder.
• Belirlilik (Certanity) geleceği tahmin edebilmekle ilgilidir.
• Otonomi (Autonomy) olaylar üzerinde bir kontrol hissi sağmakla;
• Yakınlık (Relatedness) başkalarıyla güvende olmak hissi ve
• Adalet (Fairness) ise insanlar arasında adil alışveriş algısıyla ilgilidir.
Bunların arasında benim en çok ilgimi çeken sosyal statü. İnsanlar bu konuda çok hassaslar. Bir kişi, başka bir kişiden "daha iyi" hissettiğinde statü duygusu yükselir.
Yüzme yarışını, kart oyunu veya bir tartışmayı kazanmak, muhtemelen artan statü algısı ve bunun sonucunda aktive olan ödül devresi nedeniyle iyi hissettirir. İnsanlara olumlu geri bildirim verildiğinde, özellikle herkesin içinde takdir edildiğinde statü algısı yükselir.
Tam tersi olduğunda yani statüde potansiyel veya gerçek bir azalma algısı, güçlü bir tehdit tepkisi üretebilir. Eisenberger ve meslektaşları, bir aktivitenin dışında bırakılmaktan kaynaklanan statüdeki bir azalmanın, beynin fiziksel ağrı ile aynı bölgelerini aydınlattığını göstermiştir (Eisenberger ve ark. 2003). İşte bu yüzden sosyal veya iş ilişkilerinde birini dışarda bırakan bir karar, o arkadaşımızın canını çok acıtıyor.
Bu bilgi, "Neden bu kadar abartıyorsun, alt tarafı toplantıya çağırmadık" diyen bir liderin bakış açısını tamamen değiştirebilir. Ya da takdir ve teşekkür etmek konusunda cömert olan bir liderin ekibin performansı ve verimlilik üzerinde ne kadar isabetli bir eğilim içinde olduğunu fark etmesi açısından kıymetlidir.
Peki statü tehdidini azaltmak için bir lider ne yapmalı? Takımını oyuna dahil etmeli, fikirlerini almalı, onları dinlemeli. Gelişim amaçlı geri bildirim vermenin çalışan üzerindeki etkisini gerçekten fark etmeli.
Yapılan çalışmalar gösteriyor ki bir lider “Size geri bildirim vermeliyim” dediğinde beynimizde geceleyin arkamızdan sessizce gelen birinin ayak seslerini duyduğumuzda verdiğimiz tepkiye yol açıyor. Bu yüzden ekibiyle güven ortamını yaratmak için çaba göstermeli ki geri bildirim konuşması amacına hizmet etsin.
Sizce bir liderin en çok hangi davranışı statü algınızı zedeliyor?